Bu Görsellerdeki Kulelerden Hangisi Daha Eğik?

Benzer bir durum eğik bir cismin iki fotoğrafını yan yana koyduğumuzda da gerçekleşir. İki eğik cisimden birini daha daha yatık veya daha uzun görebiliriz. Bu aslında oldukça ilginç durum çünkü genelde beynimiz bizi doğru yönlendirirken bu gibi görsellerle karşılaştığımızda yanlış bir algıya kapılırız.  

Bunun sebebi ise basitçe ‘Eğik Kule İllüzyonu’ olarak tanımlanıyor. Üstelik insanlık yüzyıllar boyunca bu durumun farkında değildi.Şimdi ne demek istediğimizi daha iyi anlamanız için birkaç örneğe bakalım.  

Görmüş olduğunuz bu iki resim aslında birebir aynı.  

Bu resimlere baktığımızda birisinin diğerinin üzerine yaslanıyormuş gibi durduğunu düşünebilirsiniz. Ancak fotoğrafları üst üste getirerek iki kulenin tam olarak birbirinin aynısı olduğunu görebilirsiniz.

Üstelik bu durum yalnızca kuleler için geçerli değil. Bu tren raylarından da biri daha yamuk görünüyor.

Bu resimleri birbirinden farklı algılamamıza sebep olan ‘Eğik Kule İllüzyonu’ tam olarak burada devreye giriyor.  

Yılın En İyi İllüzyonu Ödülü – 2007

Bu illüzyon ilk kez 2007 yılında Frederick Kingdom, Ali Yoonessi ve Elena Gheorghiu tarafından keşfedildi. Yılın En İyi İllüzyonu yarışmasına katılan ekip, çektikleri bu fotoğrafla şimdiye kadar hiç fark edilmemiş bir görsel yanılsamayı gözler önüne serdi ve elbette ödülün de sahibi oldu.  

Sonrasında ise ‘Eğik Kule İllüzyonu’ adı verilen bu yanılsama ile ilgili araştırmalar yapıldı, makaleler yazıldı. Yine aynı yıl, Perception dergisinde yayımlanan araştırmanın sonuçlarına göre birebir aynı iki kuleden birini daha eğik görmemizin sebebi perspektif algımızdan kaynaklanıyordu.  

Peki; yalnızca “Uzaktakiler küçük, yakındakiler büyük.” cümlesiyle tanımladığımız perspektif nasıl oluyor da aynı kulelerden birini daha farklı algılamamıza sebep oluyor?  

Perspektif, okullarda bize anlatılan basit tanımından biraz daha karmaşık bir konu. Örneğin etrafınızdaki gökdelen, kule gibi yapılara farklı açılardan baktığınızda bir tarafını daha küçük veya daha büyük, bazı binaları daha eğik veya daha küçük görebilirsiniz. Üstelik bu durum birebir aynı binalarda da gerçekleşebilir. 

Fark etmiş olabileceğiniz gibi yukarıdaki resimde, binaları oluşturan tüm çizgiler 3 noktada birleşiyor. Bu, 3 kaçışlı perspektif örneği olmakla birlikte aynı zamanda resmi 3 boyutlu hale getiren öğelerdir. Elbette gerçek hayatta da bir ufuk çizgimiz ve göremediğimiz kaçış noktalarımız vardır. 

Eğik binalar veya yan yana koyulmuş aynı eğik binanın resimleri, perspektif algımızı bozar. Beynimiz bu görselleri tek bir fotoğraf gibi düşünerek iki eğik Pisa Kulesi’nin ortasından bakıyormuşuz gibi algılar. Bu sebeple en üst noktası, bakış açımızdan daha uzak olan cismi diğerine göre daha eğik görürüz. Yani aslında beynimiz, iki kulenin aynı yerde olduğunu düşünerek doğru bir perspektifle bakıyormuşuz gibi düşünür. Bu kulelerin resmini çizdiğinizi düşündüğünüzde de çizgiler tepede tek bir noktada birleşmeyecektir.

Oysa gerçekten eğik görünen iki kuleye bakıyor olsaydık gördüğümüz görüntü çok daha farklı olacaktı.

Yukarıdaki ilk örnekte gerçekten de paralel inşa edilmiş olan Malezya’daki Petronas İkiz Kuleleri’ni görüyorsunuz. Bu iki yapının en uç noktasından uzaya kadar uzanan bir çizgi çektiğimizi düşünelim. Çektiğimiz bu çizgiler, bir noktada birleşecektir çünkü tam olarak aynı noktadan, birbirine paralel inşa edilmiş iki binaya bakıyoruz. 

Şimdi bir de aynı fotoğrafı yan yana koyduğumuzda nasıl olduğuna bakalım. Biraz önce bahsettiğimiz gibi tepe noktalarından birer çizgi çektiğimizi hayal edersek bu iki çizgi asla birleşmeyecektir. Çünkü iki kulenin tek bir görselde olmak için farklı açılara sahip olmaları gerekir. Farklı açılara sahip olmaları, perspektifte ‘kaçış noktası’ adı verdiğimiz bu noktalarda çizgilerin asla birleşmeyeceği anlamına gelir. Bu da perspektif algımızı bozar ve beynimiz bir kuleyi daha eğik görmemize sebep olur.  

Bu fotoğrafta ise bir kız diğerinden daha eğik duruyormuş gibi görmüyoruz.

Karşınızda iki kişinin oturduğunu düşünün, ikisi de aynı açıyla eğilse yalnızca aynı yöne doğru eğilmiş iki insan görürüz. Biri diğerinden daha fazla eğilmiş gibi hissetmeyiz. Çünkü bu tarz görüntülerde perspektif etkisi çok daha azdır. Benzer bir durumun gerçekleşmesi için insanların da gökdelen kadar uzun veya yüksek olması gerekir. Bu durumda da bizim bakış açımıza göre insanların büyüklük-küçüklük oranı artacaktır ve yine benzer bir illüzyon ortaya çıkabilir. 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir